25.07.2018 – 12.10.2018

  • 12.10.2018

Uzun zamandır yazmıyorum. Sebebi ise hayatımdaki en saygın insanı yitirmemdir desem, yerinde olur sanırım. Şaban Gaffaroğlu’nu 25.07.2018 tarihinde günün ilk saatlerinde kaybettik. Yiten güzel insanların yanına huzur içinde gittiğine eminim. Köy Enstitüsü mezunu, aklı ile kalbinin muazzam uyumunu hayatına yansıtmış ve iyilik ile türevlerini (insani yardım noktası öncelikli) hayatını idame ettiği sürece öncelikli yer verdiği kavramların ilk basamadığında tutmuş bir öğretmen… dağ gibi bir baba… muazzam ve eşi bulunmaz bir dede… Gayretli ve vatansever bir öğretmen… Emeklilik yıllarını okumaya ve kişisel gelişimini her geçen gün sağlamaya çalışan, öğrenme isteği ile dolu ve her ne biliyorsa öğretme uğruna kendisini heba eden bir vatansever…

Dedemi kaybettiğimi gecenin bir yarısı öğrendiğim bu günden beri yazamıyorum. Elim ne kaleme gidiyor ne de klavyeye… İşte şimdi şu saatlerde 18:45 ve günlerden Cuma, size Ulusal Günlük’ten yeniden seslenmeye karar verdim. Hırçınım bu ara. Tedirgin ve bir o kadar da gergin… Kaprislerim var, kendimin dahi anlamak ve kabullenmek te zorlandığım… bir takım algılarımdan kurtulmaya çalışıyorum. Bazı huylarım var, gün geçtikçe beni daha çok rahatsız eden ve kucağına bilinçli bir şekilde çeken!.. Yapma böyle derken ve kendimi bu konuda yadırgarken buluyorum bir an!.. Kapanıyor ışıklar, ellerimde kontrol kalemi varmışçasına zorluyorum ruhumun prizlerini… Hayırdır diyorum!.. Neyin peşindesin?

Dedem hayattayken en geç 09:00’da (pazarları dahil) gazetesini alır eline ve köşe yazılarını kahvaltı saatine kadar bitirdi. Sözcü gazetesi okurdu. Ve her sayfasında mutlaka yorumları olurdu. Dedemin defni sonrasında Türkiye’nin usta öğretmenlerinden Vedat Özsaraç’ın bir çok örneği geldi aklıma… “Merdivenlerden önce kadınların çıkması gerekliliğinden, yemek üzerine tariflerine kadar (liste çok uzun, mail bırakmanız halinde gönderebilirim) dedemin bizlere ilköğretim sürecimizde bizzat öğrettiği görgü kurallarıydı…

Turkiye’de en az kullandığımız, hakkını hem devlet hem de halk olarak veremediğimiz desek daha doğru olur, trenlerin seferlerine kadar tarif ederdi bize. Ayrıca bu trenleri de yıllardır kullanmıyordu. Ancak biliyordu ve hicbir bilgi için ne gereği var dediğini de duymadım hiçbir zaman!..

Şimdilerde neredeyse tamamen yozlaşan düşüncelerimizin getirisi sandığımız sözde başarılarımızın gölgesinde yaşıyoruz. Yardım adını verdiğimiz öğretinin hiçbir basamağında yer aldığımızı düşünmüyorum, şahsi tatmin yerine başkalarından övgü duyacağımız konular hariç tabiki!..

Seni seviyorum ve bir ömür boyu kalbimde olacaksın!.. Kendine olan saygını unutmayacağım ve bu yol gösterecek bana… Hepimiz çok iyiyiz. Gözün arkada kalmasın, rahat uyu dedem benim.

 

25.07.2018 – 12.10.2018

25.07.2018 – 12.10.2018” için bir görüş

  1. Canım duygularını çok güzel ifade etmissin dedenin kaybı hepimizi derinden sarstı dedeni çok doğru anlatmışsın kendini cok cabuk toparlaman dileğim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön