27.06.2018

Ulusal Günlük’te 4. gün. Tarih 27 Haziran 2018!..

Seçimlerin hararetine ve sürecine kapılarak göz ardı ettiğimiz gündemlere yavaş yavaş dönme vakti geldi. 2018 yılının ilk 6 ayında (Haziran’ı bitti sayalım) neler oldu dersiniz. 2018 Ocak ayında 28 kadın öldürüldü. Erkekler tarafından tam 28 kadın öldürüldü!.. Ve çocuk istismarı ile cinsel şiddet te hız kesmeden uygulamalarına devam ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun Ocak ayında açıkladığı verilere göre bu 28 kadın yurttaşımızın “18’i evinde, 1’i hastahanede, 1’i arabada, 1’i nehirde, 1’i parkta, 1’i sokakta, 1’i sahilde ve 4’ünün ise nerede öldürüldüğü tespit edilemedi” bilgisi yer alıyor. Korkunç!..

NTV’nin haberine göre ve sitesinde de yer aldığı üzere Şubat ayında 47 kadın öldürüldü. 8 Mart Dünya Kadınlar gününü de içinde barındıran Mart ayında ise, 25 kadın katledildi. Mart ayında babası tarafından öldürülen 2 aylık Esma El Munsur da vardı!.. Yine Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun Mart verilerine göre 2 kadın da yaşam mücadelesi veriyordu ve bir tanesi de 5 aylık hamileydi!..

Yine NTV, Hürriyet gibi ulusal gazetelerin haberlerine göre Nisan 2018’de 30 kadın katledildi. Evrensel’in haberine göre 2 kadının ise oğulları tarafından hayatları ellerinden alındı.

Cinayetler hız kesmedi ve Mayıs ayını da 37 katliam ile kapattı erkil zihniyet!.. Sözcü’nün haberine göre 13 kadının ölümü “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçti.

Haziran ayının 27. günündeyiz. Ve haziran ayının farklı günlerinde de katli onanan kadınlar oldu. Durmuyorlar. Durdurulamıyorlar. Ne yapmalı da önüne geçmeli bu işin? Adam Cezaevinden izinli çıkıyor ve gelip karısını öldürüyor. Bir diğeri kendi hayatını kurmak isteyen eşine katlanamıyor ve alınyor canını!.. Artık bir müdahale ile bu olayların önüne geçilmesi gerekliyor. Verilecek cezanın içeriği umurumda değil, yeter ki olabildiğince ağır olsun. Utanç duymaları sağlansın. Gerçi utanma eylemi vücutlarında nasıl vuku bulacak buna da emin değilim.

Şuna baksanıza, ilk 5 ayda resmi kayıtlara geçen tam 167 kadın cinayeti söz konusu. Tam bir katliam! Kör mü olduk da bu yaraya parmağımızı basamıyoruz? Daha ne kadar cinayet işlenecek kim bilir? 2 şey geliyor aklıma. Birincisi, toplum dışı kalması gereken insanlar, maalesef bizimle birlikte hayatın tam içerisinde yer alıyor. 2.’si de ölüm üzerine çok düşünmeye gerek duymuyorlar!.. bu da demek oluyor ki ölüm üzerinden alınacak cezanın öyle pek dişe kavuğa dokunmayacağına inanıyor bu insanlar!.. Örnekleri görüyorlar ve bu onlara belki de rahatlık veriyor. İçlerindeki kini besleyen şüpheleri, paranoyaları bilinçlerinde dozu artırarak hükmetmeye başlıyordur bedenlerine!.. Kim bilir? Sanırım bunu asla öğrenemeyeceğiz… Acil yaptırım istiyoruz ve umutla da bekliyoruz. Devlet ile halkın yaptığı sözlşemede barınma hakkı ile birlikte güvenliğinin de sağlanacağına dair maddeler ve anlaşmalar var. Üzerinde uzlaşılan ve mutabakat sağlanan can ve mal güvenliğinin korunacağına dair verilen sözlerin artık tutulması gerekiyor. Yerine getirilecek bu sözler sonrası ve yaptırımların da cezaları yanında getirmesi ile ancak aşabiliriz bu sorunu!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir