Yedi Yıl Sonra Gezi

27 Mayıs 2013’te başlayan Gezi Direnişi’nin (eylem olarak ta geçer) üzerinden 7 yıl geçti!.. 7 koca sene… Eylemciler o dönem “konu park değil, anlamadınız” diyordu! O dönem Beyoğlunda çalışıyordum. Ofisim taksim meydanda bulunan 7 katlı binanın 7. katında idi. Bizzat gözlerinizin önünde başladı. Hiç unutamıyorum, yangın yeriydi İstiklal!..  Bir duvar yıkıldı önce, ağaçlar kesildi ardından! Bir sonrakine izin vermeyiz, orada dur bakalım, dedi insanlar!.. ardından gerildiler karşılıklı! Olmaz kestirmeyiz, mesele bir ağaç değil, dediler… Buradayız! …

"Yedi Yıl Sonra Gezi"

nkonuştuk yayın hayatına başladı

Başlık ve manşetlerin büyük harf tutkusunu da bertaraf eden yeni bir sohbet, muhabbet ve/veya tartışma diyebileceğiniz bir zümre var artık! İlk bölümde birlikteydik. Dostum Gökhan Dağ’ın moderatör olduğu, saygılı ve seviyeli arkadaşların yer aldığı ve sizlerden kuvvet alarak büyüyecek, gelişecek ve korkmadan gerçeklerin (olduğu hali ile, değiştirilmeden, cesurca) dile getirileceği bir kanal olacak! Buna eminim… Sizi temin ederim her bölümünde kendinizden bir parça, bir pay bulacak ve umudunuz her geçen gün daha da artacak! Program…

"nkonuştuk yayın hayatına başladı"

Covid-19 Deneyimi

Her türlü tedbiri almamıza rağmen eşim virüse yakalandı ve 5 gece süren bir tedavi gördü. Bugün itibariyle hastaneye yattığı günün üzerinden 27 gün geçti ve 3 haftadır da evde!..  Bize belirtildiği gibi 14 gün karantina süresini, evde izolasyon ile sağladık. Maske ve eldiven ile geçen 14 günün ardından, 2. testi negatif olduğu için maskeleri büyük bir keyifle attık! Fakat 1 hafta daha dikkat ediyor ve 3 yaşındaki çocuklarıyla dahi yakın temas kurmamaya özen gösteriyor. Bunu…

"Covid-19 Deneyimi"

Covid-19 (KORONA)

Tehlikeden uzak durmak adına evlerimizde kalmamız gerekiyor! Tedbirli olduğumuz sürece muhtemel yaşayacağımız sıkıntıları da azaltmış olacağız. İhtimalleri küçültmek yerinde olur. Ramak kala durumu zaten hep var! Var olacak! Çöp atmaya çıkmak dahi risk içerir. Birine bir metreden daha az yaklaşmakla aynı şey de değildir tabi!  Corana günlerinde evde bol bol Google araması yapıyorum. Kendime online hobiler bulmanın yanında yeni pazaryeri araştırmaları da yapıyorum. 1 lt kolanya alacağım diye 150 TL talep edilmesine deliriyorum örneğin! Daha…

"Covid-19 (KORONA)"

Biri çocuk kitabı mı dedi?

Onca kitap sitesinden alışveriş yapmışlığım vardır… Bir tanesi ise benzerlerinden bir kaç fark ile ayrılıyor. Esprili bir giriş yapmışlar! “Kitaplar her yerde! Tablet değil, kitap verin ellerine! Mutfakta bile okuyabilirler! Gibi…  Girişimin arkasında ikiz ebeveyn sahibi bir çift var. İkizlere özel bir bölüm de açacaklarını belirtiyorlar. Yani önümüzdeki dönem sitede sadece kitaplar olmayacak. Ben beğendim siteyi ve alışverişimi de yaptım. https://www.masalsec.com sitenin adı. Bir deneyim derim, pişman olmazsınız.   

"Biri çocuk kitabı mı dedi?"

Hastahane işi!..

Birazdan size anlatacaklarım aslında ülkem adına utandırıyor beni! 3 ayrı hastahane ve 3 ayrı, birbirini aratmayacak sağlık personelleri… Tavırları… Egoları… Sövgülerim en kayda değer önyargılarımı da alıp yanına haklı olduğumu doğruladılar. Hastahane’deki 2. gecemiz bugün. 1 Eylül’de yatış verildi iki çocuğum için.  29 Ağustos Perşembe günü akşam saatlerinde çocuklar ateşlendi. Dışarıdaydık, hızlıca Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geldik. Bize en yakın Hastahaneydi. Ateşler 39 ve 39.1’di. Hiçbir tahlile gerek duymadan, Calpol, Dolven…

"Hastahane işi!.."

Ölmek İstemiyorum!..

Bu sabah Emine Bulut’un katline dair videoların yer aldığı sosyal medya paylaşımları ile başladık ne yazık ki güne!.. bir kadının, kızına “ölmek istemiyorum” diye attığı çığlıklar kulaklardan kolay kolay silinmez… Silinmemeli de! Öyle kolay değil bir canı yakmak ve çekip almak bedenden… Öyle kolay olmamalı…  Halka açık bir mekanda, üstelik kızının yanında katledildi Emine Bulut… Ülkemizde ne yazık ki kadın cinayetlerinin önüne geçilmiyor, geçilemiyor. İyi hal indirimi almaması gerekiyor kadına kıyan canavarların!.. Bir ana’dan doğduğunu…

"Ölmek İstemiyorum!.."

2 Temmuz 2019

Bundan tam 26 yıl önce, Orta Anadolu’nun göbeğinde Sivasta katliam yaşandı… Hiçe sayıldı insan onuru!.. Yak, yak… naraları eşliğinde, koca yürekli, namuslu, onurlu aydınlar katledildiler! Tam 26 yıl sonra, bugün gözlerimin önüne geliyor yine aynı sahneler… Yangın ve insan ikilemi!.. Yakılır mı insan!.. kıyılır mı onca güzel cana? Geçen 26 koca sene!.. Ve yine düğümleniyor boğazım, titriyor ellerim her kelimede!

"2 Temmuz 2019"

İnanamadığım Bir Gün!..

Baba yarımı kaybettim bugün!.. Acının derin ve sızlatan iğnesini ciğerlerimde hissettim. Dedemin kaybından sonra yaşadığım en tatsız günü, hatıraları anarken gülen yüzünü hatırlayarak bertaraf ettim. Senden öğrendiğim çok şey oldu. Takılmamak örneğin, dert etmeyi bir kenara bırakmak (içine attığını biliyorum). Bunları geçelim. Biraz algılarım açılsın, uzun uzun anlatacağım neler neler var daha. en çok kasıldığım gündü 29 Mart. Bıraksam kendimi, ne halde olurduk düşün. Herkes dim dik durdu. Sen de böyle olsun isterdin… Ölümü yakıştıramıyorum…

"İnanamadığım Bir Gün!.."

Artık bu ağlanacak hale gülmemeli!..

Gösterişli bir araç kullanıyordu. Plakası 34 UD 8000 idi.. İkitelli Organize’de yer alan Bağcılar-Güngören sanayi sitesi’nin girişinde, firma ziyareti için aracı park ettiğimizde 34 UD 8000 plakalı araçta çıkmaya çalışıyordu. Ona yardımcı olan orta yaşlı birisi bizim araca çarpmaması için yönlendirdi onu… Başta dikkatli gibiydi. Bir kaç manevra sonra yanımdaki arkadaşım, çok yaklaştı çarpacak sanki dedi. Arkamızı dönmemizle bizim arabanın arka tamponuna vurması bir oldu. Adamı uyarmak istedim. Kaputuna dokunduk ve ne yapıyorsun? Vurdun arabaya…

"Artık bu ağlanacak hale gülmemeli!.."