Çakılmak!..

13.03.2018

Kana susayan bir pazar günü, yola çıkmış 3 mürettebat ve 8 arkadaş! Can pazarı kurulmuş ve kalplerinin tam ortasına kavuşma arzusu oturmuş… Karın sancım arttığında umutlarıma çakılıp kalmışlığım çoktur!.. Düşlerimden uzakta hasretle seni düşünmüşlüğüm, sohbetini ararken uyanmışlığım çoktur… Çok kelimesinin sırdaşım olduğu karın sancılarımın ne denli ağır geldiğini tarif edemem sana!.. Gözümün önüne gelen silüetini kendimden dahi gizlerken, çok zamanlar artık bastıramayacağımı kendime itiraf ederken buldum kendimi!..

Pazartesi sendromunu karşılamaya yeni yeni başladığım saatlerde aldım kara haberi. Asla tanıyamayacağım insanların yere çakıldıkları ve gıyaplarında kesinleşmiş hükümlerin olduğu söylemlere tanık oldum. Zengin olmalarının suç olduğuna inanmıştı birileri!.. Birileri acıyı taç yapmış, en ağır şapkalara iliştirip atıyordu gökyüzüne… Fakat bu yitip giden 11 canın saç tokaları kadar masum olmayan ve dilleri keskin birer iğde yaprağını andıran ovallikte şapkalardı… Bu kepler varya Bayım!.. Bilmezsiniz en zorba Ortadoğululardan daha hırslı olur koz bulduğunda… Kendince koz bulduğunu sandığında… Bilemezsiniz onların dillerinin ağır ithamları nasıl sarmaladığını ve en doğal yetilerden olan uzuvların bilinçsiz hareketi gibi algıladıklarını, sarmaladıklarını… Bu güruhla ilk karşılaşmam, yani bilinçli olarak ilk tanışmam diyelim Ortaokul yıllarıma rastlar!.. Türkiye’nin tam ortasında yaşarken, onların kurallarını reddetmem sonrası ilk toplumsal saldırıyla tanıştım. Öyle sandığınız türden bir baskı da değil bu! Ne erkekliğim kalmıştı, ne Türklüğüm ne de dinsel inancım!.. Ağızlarından püsküren tükürükleri ve hedef alanları olarak betimledikleri gövdeme çizdikleri gök kuşağının sarı-mor kartelası üzmedi beni. Asıl canımı yakan değerlerime ve değer verdiklerime gafletle söylenen sövgülerdi. O anlarda hiç yergi duymadım. Sahi ne bilirdi o yaştaki çocuklar yergiyi? Oysa sövgüler dillerine yerleşmişti çoktan…

11 Mart 2018 günü de en çok gerildiğim nokta bu büyüyen insanların binler, onbinler, yüzbinler ve hatta milyonlar olarak hep bir ağızdan sövgüye başlamaları oldu. 11 güzel insan, gök yüzünden yer yüzüne inen kuşlar kadar hızlı fakat bir o kadar kuralsız düşmek zorunda kaldılar. Bedenleri bulunacak elbet ancak kim bilir ne halde olacaklar? Bahtsız, talihsiz ve zamansız gelen bir kaza nedeniyle yitip gittiler aramızdan!.. Ölene saygı esastır Baylar!.. Ölene saygılı olmak zorundasınız… Salyalı dudaklarınızı çekin kızların ve olayın üzerinden!..

Başlık kaba oldu. Kabul! İnsanların kabasından daha ağır olmadığını düşünüyorum. Bozulan uçak yere çakılan!.. Yitip giden canlarsa sizin kelime anlamını bilmediğiniz kadar masum!.. Çekin dillerinizi kazalarından… Çekin kelimelerinizi olaylarından… Çektirin ve gidin!.. Onların olmasa da bizim gözümüzde hepiniz bodozlama çakıldınız Baylar…

Çakılmak!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön