Covid-19 Deneyimi

Her türlü tedbiri almamıza rağmen eşim virüse yakalandı ve 5 gece süren bir tedavi gördü. Bugün itibariyle hastaneye yattığı günün üzerinden 27 gün geçti ve 3 haftadır da evde!.. 

Bize belirtildiği gibi 14 gün karantina süresini, evde izolasyon ile sağladık. Maske ve eldiven ile geçen 14 günün ardından, 2. testi negatif olduğu için maskeleri büyük bir keyifle attık! Fakat 1 hafta daha dikkat ediyor ve 3 yaşındaki çocuklarıyla dahi yakın temas kurmamaya özen gösteriyor. Bunu çocuklara anlatmaya zorlandım. Annelerine koşan çocukları, hayır yaklaşmayın diyerek geri çekmek, inanın bir babanın hayatında yaşayabileceği en büyük çaresizlik!..

Neyse, beş duyu organı ile yapılabilen nesnel gözlemlerimi anlatayım size. Başa gelince, insan duygusallaşıyor ve konu farklı noktalara gidebiliyor! 

Hastalık sonrası öksürük öyle kolay kolay geçmiyor!.. yoğun ilaç verildiği için vücuda, özellikle ayak ve bacaklarda ağrı ve hafif şişlikler oluştu. Kulaklarında basınç olduğu, gözlerine inen bir başağrısı’ndan şikayetçi olduğunu halen söylüyor. Bu süreçte hiçbir sağlık çalışanı onu ziyaret etmedi. Hastaneden çıktıktan 5 gün sonra Aile Hekimi bizi arayarak durumumuzu teyit etti, telefonla. Yalıtıma dikkat edilmesi gerektiği ve karantina’yı uygulamamız gerektiğini iletti ki biz zaten 5 gündür bunu yapıyorduk. Bu hastalık herkesi ani ve hazırlıksız yakaladığı için kimse de neyi ne zaman yapması gerektiğini pek bilmiyor! Bu konuda kimseyi yadırgayamam!.. herkes kendini korumaya çalışıyor sonuçta…

Bu süreçte canımı en çok sıkan, Sağlık Bakanlığı’nın belirttiği koşulları dikkate almayan, umursamayan ve insiyatif dahi almadan konuyu kestirip atan Kızılay ve Hastahaneler oldu. Eşim plazma bağışçısı olmak istedi fakat doğum yaptığı için kabul etmediler. Doğum üç yıl önce oldu. Sağlık Bakanlığı sirkülerinde belirtilen doğum süresi 1 yıl olduğu halde kabul edilmedi başvurumuz ve bize ulaşan 2 hasta da hayatını kaybetti!..

Vereceğimiz plazma işe yarar mıydı? Onlar kurtulur muydu? Bahsedilen hamilelik nedeni ile oluşacak antrikor onlara nasıl, ne zaman ve ne kadar süre ile zarar verirdi? Bu soruların yanıtlarını hiç alamayacağız. Bağışçı olmak istediği hastalardan biri 42 yaşında bir bankacı idi! 3 çocuğu vardı. Maalesef yaşama veda etti. En büyük çocuğu henüz 12 yaşında… 

Bilmem anlatabildim mi Bayım! Yalnızız ne yazık ki bu salgın karşısında!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir