Madımak

2 Temmuz 2018, Ulusal Günlük’te 9. gün

Bağlayın ellerimi, parmaklarımı kıpırdatamayım… yazamasınlar! Yazamasınlar yanmanın acısını… İki çığırtkan’ın seslerini hatırlıyorum o güne ait. Birisi “Lan yakın” ve bir diğeri de “Cehennem ateşi işte” diye bağırıyordu. Bildiğiniz haber ajanslarının çektiği görüntülerde çok net duyuluyordu bu sözler. 25 sene geçti üzerinden. Hiç unutmuyorum o günü. Unutmak ne mümkün!.. İnsan, insanı yakıyor. Ve her çığlıkta aldıkları haz daha da artıyor. Vahşice… Kan kokusunun özlemi sarmış ruhlarını!.. Çıldırıyorlar yanan insan etinin kokusunun yanında!.. Burunlarına daha fazla çekiyorlar alevin isini!.. Pisleşen gülüşleri bağrını yakıyor ozanların. Yanıyor Ozanlar… Yanıyor Türküler! Körükledikçe közü, alevi daha çok çığlık karışıyor güne. Keyifle dumanlanıyorlar. Lime lime olana kadar bedenleri durmuyorlar. İnsan yakmak!.. İnsan yakılır mı? Hani alınmazdı Allah’ın verdiği can!.. Nerede kaldı inancınız da kıydınız bu 37 güzel cana… Yanıyor türküler hala!.. hala bağrı soğumadı Sivas’ın. Henüz bitmedi söleyecekleri bağlamaya sırnaşan dost dillerin… hayır, bu kadar kolay değil! Bu kadar çabuk kapanmayacak bu konu!..

25 koca yıl geçti. Aziz Nesin’in bir itfaiye eri tarafından çekiştirildiği gitmiyor gözlerimin önünden. Güpe gündüz, atılan sloganlar. Bağrı yandı otelin. Cildi lime lime edildi!.. Kıyıldı 37 güzel cana. Çocuktum. İçlerinden bazılarını tanıyordum. Türkülerini dinlemiş ve televizyonda görmüştüm. Tam hatırlayamıyorum ama belki konserlerine, dinletilerine de gitmiştim. Kara bir gün bugün. Yakanların elini kolunu yine sallaya sallaya gezdikleri ve belki de “Aha lan gördünüz mü, yaktık oteli ve bir şey olmadı bize. Olmuyor işte…” dedikleri bir gün daha yaşıyoruz kim bilir… Tek diyebileceğim ne yazık ki UnutMADIMAKlımda!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir