Mentorluk üzerine

Tanımlayarak ilerleyeceğimiz için nasıl kullanıldığından ziyade ne anlama geldiğini bilmemiz gereken iki kelime var. Mentor ve Koç.

Ne demek Mentorluk? Dedim ya değiştirdim yazınsal içeriği! Soru böyle olmamalıydı. Hemen başlayalım isterseniz.

Mentor: TDK’ya göre Fransızca bir kelimedir. Bazı kaynaklarda İngilizce kökenli olarak ta geçiyor. TDK’da yanlış yazılamayacağını baz alarak Fransız kökenli bir kelimedir dememiz yanlış olmaz. Danışmandır, yol göstericidir aynı zamanda.

Koç: TDK’ya göre İngilizce bir kelimedir. Yine TDK’da “Kişilerin liderlik veya yöneticilik özelliklerini, becerilerini geliştirmeye yönelik, belli bir amacı hedefleyerek daha etkili sonuçlara ulaşmasını sağlamak için çalışan kimse” olarak tanımlanmıştır.

Ağırlıklı olarak sorular sorma etkinliğini kullanır Mentorlar. Sonu açık uçlu sorular sorduklarını biliyorum. Kapalı uçlu sorularla ilerlemelerine pek olanak yoktur çünkü. Bu nedenle evet ve hayır cevaplarını duymak yerine, karşılarındaki kişinin çözülmesini ve açıkça kendileriyle konuşmasını isterler. En etkili soru kalıbının “Peki sen ne istiyorsun?” olduğunu düşünüyorum. Anonim olarak yoğun bir şekilde kullanılan bu soru kalıbı tüm Metorluk sürecinin en etkin sorusudur ve kişinin kendini çözümlemeye başladığı an da bu soru kalıbının peşinde belirir… –Harbi ben ne istiyordum acaba! -Biraz düşündüm de sanırım çok da uzatılacak bir konu değil bu!.. –Benim de yanlışlarım olmuyor değil tabi… –Onun yok olmasını istiyorum. –Erimek istiyorum! -Konuyu kapatmak ve çözüme ulaştırmak istiyorum. –Her şey bu kadar ufak ve dert edilmeyecek çapta basitse, kolaysa ben neden yoruyorum ki kendimi? -Bunaldım ve çözüm yolu bulamıyorum. –Beni anlamıyor. Nadir olsa da –onu sevmediğimi düşünüyorum. –Vazgeçmek kolay ama ya sonrası?

Örnekleri artırabiliriz. Kaldı ki deneyimleri de katarak uzun bir öykünün içine davet edebilirim size. Ancak burada işleyeceğimiz konu bilişsel çözüm, psikolojik bir terapi yada danışmanlık tadında olmayacak. Kaldı ki mentorluk bu anlamda (sorunsal, psikolojik) danışılan değil, yol gösterici ve uzman kimliği ile danışanın yanındadır. Kurumların yöneticilerini, eğitmenlerini yetiştirme sürecinde koçluk ve mentorluk desteği almaya başlamalarıyla uzmanlaşmanın ne derece önemli olduğunu da kavramış olduk. Ekiplerde aşılması gereken konuları koçluk ve mentorluk bilen liderler ile daha rahat sonuca erdirebilir ve duygusal zekanın etkin kullanımını sağlayabilirler. Umarım tüm kurumlarda (kamu ve özel) mentorluk ve koçluk eğitimlerini alabilen personel sayısı artar ve toplumsal gelişim sayesinde de daha rahat, daha anlayışlı olmamızda katkıları olur. Değişen ve gelişen iş yaşamında duygusal zeka ön plana çıktı ve yöneticilerin de kendilerini bambaşka tanımlayan, kuralları olmayan bu gençlere hem kulak verme adına hem de anlama adına gereklilik arz etmeye başladı. Koçluk ve mentorluk almamış yönetici ve eğitimcilerin işleri gerçekten çok zor…

 

Mentorluk üzerine

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön